“Ne İstediğimi Bilmiyorum”
Dediğinde Aslında Ne Diyorsun?
Bu cümleyi çok duyarım. Genelde bir görüşmenin ilk beş dakikasında gelir, biraz mahcup bir şekilde söylenir — sanki söylenmemesi gereken bir şey söyleniyormuş gibi. “Ne istediğimi bilmiyorum.”
Karşımdaki kişi bunu bir eksiklik sanıyor. Herkesin bir hayali, bir yönü, bir “aslında hep şunu istemiştim”i varmış da kendisinde yokmuş gibi hissediyor. Oysa bu cümle bir eksiklik değil — sadece iki farklı şeyden biri olabilir, ve ikisi de tamamen normal.
İki farklı “bilmiyorum” var
Birincisi, gerçekten hiçbir sinyal yok gibi hissetmek. Hiçbir şey çekmiyor, hiçbir şey itmiyor, boşluğa bakıyormuş gibi.
İkincisi ise daha yaygın ve daha ilginç olanı: aslında sinyaller var ama kişi onları elemiş, geçersiz saymış. “Bu çok basit bir şey, meslek olmaz.” “Bunu zaten herkes yapabilir.” “Param olsa yapardım ama gerçekçi değil.” Sinyal orada duruyor, ama üzerine bir sürü “ama” yığılmış.
Benim gördüğüm danışanların büyük çoğunluğu ikinci gruptan. Gerçekten hiçbir ipucu taşımayan insan nadirdir. Çok daha sık rastladığım şey, ipuçlarını görmezden gelmeyi öğrenmiş insanlar.
Kimse sana söylemeden, sırf istediğin için yaptığın bir şey var mı — bir araştırma, bir gönüllü iş, bir el işi, bir yazı? Bunu bir meslek saymadığın için mi görmezden geldin, yoksa gerçekten hiç ilgini çekmedi mi?
Neden “ilgi alanların ne” sorusu işe yaramıyor
Bir kariyer testine girip “ilgi alanların neler” sorusuna cevap verdiğinde, dürüst olmak zor. Çünkü insan kendine sorulduğunda genelde “olması gereken” cevabı verir — ne kadar entelektüel, ne kadar kabul edilebilir, ne kadar “mantıklı” göründüğüne göre seçer. Gerçek ilgisini değil.
Bu yüzden ben danışanlarımla çalışırken tek bir soruya güvenmem. Üç ayrı yerden bakarım: ne söylediğine, neyde zamanı unuttuğuna, ve en önemlisi — kimse istemeden, sırf kendi isteğinle ne yaptığına.
Kanıt, ilgiden daha güvenilirdir
“İlgimi çeken bu” demekle, kimseye hesap vermeden bir şeye vakit ayırmak farklı şeylerdir. Biri düşüncedir, diğeri davranış. Ve davranış neredeyse her zaman daha dürüsttür — çünkü kimseyi etkilemeye çalışmaz.
Bir danışanımla geçenlerde tam bunu konuştuk. Okuduğu alanda çalışmak istemiyordu ve “hayalimdeki iş ne bilmiyorum” diyerek geldi. İlk sorduğum şey mesleki bir tercih değildi. “Kimse sana söylemeden, kendi isteğinle yaptığın bir şey var mı?” diye sordum. Biraz düşündü ve saydığı üç şeyin ikisi aynı yöne işaret ediyordu — kendisi fark etmemişti.
Bir sınır koymam gerekiyor burada: Hiçbir envanter, hiçbir test, sana “şu mesleği yap” diyemez ve diyen her şeyden şüphelenmelisin. Meslek seçimi ilgi kadar piyasa koşullarına, coğrafyaya, ekonomik gerçekliğe de bağlıdır. Yapabileceğim şey sana kesin bir cevap vermek değil — fark etmediğin örüntüleri göstermek. Cevap, o örüntülerle yapacağın küçük denemelerden çıkar.
Ne istemediğini bilmek de bir pusuladır
Bazen “ne istiyorum” sorusuna kilitlenmiş insanlar, aslında çok net bir “ne istemiyorum” listesi taşıyor ve bunu hiç saymıyorlar.
Bu, göründüğünden daha değerli bir bilgi. Bir iş ne kadar cazip görünürse görünsün, kesinlikle istemediğin bir şeyi taşıyorsa — sürekli insan yönetmek, sürekli seyahat, katı hiyerarşi, her neyse — o iş uzun vadede seni yıpratır. Ne istemediğini bilmek, ne istediğini bilmekten çoğu zaman daha kolay çıkar ve daha hızlı eler.
Okuduğun alanın sana öğrettiği şey
Bir alanda okuyup orada çalışmak istememek bir başarısızlık değildir. Tam tersi — sen zaten bir eleme yaptın. Hiç denememiş biri hâlâ o alanı merak ediyor olabilir; sen artık merak etmiyorsun, çünkü denedin ve öğrendin. Bu, sıfırdan başlayan birine göre epey ileri bir noktadır.
Bunu bir kayıp gibi değil, bir bilgi gibi taşımak fark yaratır.
“Ne istediğini bilmemek, boş bir sayfa değildir. Genelde bir sürü ipucuyla dolu ama henüz birleştirilmemiş bir sayfadır.”
Nihan YalçınPeki nereden başlanır
Büyük bir karara ihtiyacın yok. İhtiyacın olan şey küçük denemeler — bir görüşme, kısa bir gönüllü iş, bir hafta sonu projesi. Cevap masada değil, denemede çıkar.
Benimle çalışırken bu süreci bir envanterle başlatıyorum — Yön Pusulası. Ne yaptığında zamanı unuttuğunu, kimse söylemeden neye yöneldiğini, kesinlikle neyi istemediğini ayrı ayrı ölçen bir çalışma. Ama şunu baştan söylüyorum: bu sana bir meslek adı vermeyecek. Vereceği şey, üzerine konuşacağımız bir başlangıç noktası.
-
◇
Küçük bir kanıt ara
Son bir ay içinde, kimse söylemeden yaptığın bir şeyi hatırla. Küçük olması sorun değil.
-
◈
İstemediğini yaz
Ne istediğini bilmesen de, kesinlikle istemediğin üç şeyi büyük ihtimalle biliyorsun.
-
◐
Bir sohbet ayarla
Merak ettiğin bir işi yapan biriyle kısa bir konuşma, aylarca düşünmekten daha çok yol katettirir.
“Ne istediğimi bilmiyorum” demek, konuşmanın sonu değil, başlangıcıdır. Merak ediyorsan tanışma görüşmesi ücretsiz — yaklaşık yirmi dakika, hiçbir bağlayıcılığı yok.
Nihan Yalçın
ICF akredite programdan sertifikalı koç (500+ saat), ThetaHealing uygulayıcısı, Kundalini ve Gold Reiki Master. İnsan kaynakları alanında yüksek lisans. Theta Kapısı’nın kurucusu.
Bunları da okumak isteyebilirsin
Ücretsiz tanışma görüşmesi
Yaklaşık yirmi dakika. Nereden başlayacağını bilmesen de olur — birlikte bakarız. Hiçbir bağlayıcılığı yok.
Randevu al